Türkiye’de yapay zeka kullanımı sürüyor; genel tablo, işletmelerin sadece küçük bir kısmının bu teknolojiyi aktif olarak benimsediğini gösteriyor. TÜİK’in 2024 verilerine göre ülkede işletmelerin yalnızca %5,5’i yapay zeka teknolojilerini kullanıyor. Bu tablo, altyapı eksiklikleri ve nitelikli kadro yetersizliği gibi temel sorunlardan kaynaklandığını gösteriyor.
Çalışmalar, yapay zekaya erişimde karşılaşılan en büyük engelleri öne çıkarıyor; maliyetler ve teknik bilgi eksikliği ise başı çekiyor. Uzmanlar da Türkiye’de yapay zeka entegrasyonunun önündeki en önemli bariyerlerin uzman personel eksikliği ve yüksek maliyetler olduğunu belirtiyor.
Uzman bulma ve maliyet sorunları öne çıktı
TÜİK verilerine göre, yapay zeka kullanmayan işletmelerin %78,9’u bu tercihlerinin nedeni olarak ilgili alanda uzman personel bulunmaması olduğunu söylüyor. Yüksek maliyetler ise %74,2 oranıyla ikinci sırada yer alıyor. Ayrıca mevcut ekipman, yazılım ve sistemlerle uyumsuzluk da üçüncü en önemli engel olarak kaydedildi: %69,3. Bu uyumsuzluk, yeni teknolojilere adaptasyonu zorlaştırıyor ve maliyetleri artırıyor.

İş dünyasında farklı ölçeklerde benimsedeki farklar
Büyük ölçekli şirketlerde yapay zeka kullanım oranı %22,3’e çıkarken, orta ölçekli işletmelerde %6,7 ve küçük ölçekli işletmelerde %3,5 seviyesinde kalıyor. Uzmanlar, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin kademeli olarak yapay zekaya ilgi gösterdiğini ve bu ilgisinin zamanla artacağını belirtiyor.

Girişim ve iş süreçlerinde yapay zeka bakışı
IAS CTO’su Bahtiyar Tan, Türkiye’de girişimler ve büyük ölçekli şirketlerin yapay zekaya bakışını değerlendirerek, şu an için teknolojiyi benimseme oranlarının düşük olduğunu söyledi. Büyük ölçekli şirketlerde bu oranın %17,4’e kadar yükseldiğini belirtti; küçük ve orta ölçekli şirketlerde ise bu oran daha düşük kaldı. IAS, ERP ve diğer iş süreçleri alanında yapay zeka entegrasyon çalışmalarını sürdürüyor ve bu adımların şirketlerin veri analitiği ve karar alma süreçlerini güçlendirmeyi hedeflediğini ifade etti.




