Kuzeybatı Alaska’daki Brooks Sıradağları bölgesinde 200’ü aşkın nehir ve derede görülen turuncu renk değişiminin, iklim değişikliği kaynaklı donmuş toprak erimesinden ileri geldiği belirlendi. AGU Advances dergisinde yayımlanan bilimsel çalışma, yer altındaki sülfürlü kayaçlarla temas eden suların yüksek miktarda asit ve ağır metali akarsu ağlarına taşıdığını ortaya koydu.
Asit ve Ağır Metal Salınımı Nehir Yataklarını Etkiliyor
Bilim insanlarının 2022 ile 2024 yılları arasında altı farklı havzadan topladığı su numuneleri, permafrost tabakasının derinlemesine çözünmesiyle yer altı sularının mineralli katmanlara ulaştığını kanıtladı. Oksijen ve suyla tepkimeye giren sülfür mineralleri sülfürik asit oluştururken; demir, alüminyum, nikel, çinko, kadmiyum ile nadir toprak elementleri yüzey sularına karıştı.
Gerçekleştirilen laboratuvar analizlerinde, kirlenmemiş yukarı havzalarda 8,3 seviyesinde ölçülen ortanca pH değerinin, yamaç sızıntılarında 3,2’ye kadar gerilediği tespit edildi. Ana su yolları asidi nötralize etme eğilimi gösterse de kimyasal maddelerin kilometrelerce taşınması engellenemedi. Nitekim 103 kilometrelik Salmon Nehri boyunca sülfat yoğunluğu litrede 25 miligramdan 280 miligrama, nikel miktarı ise 0,5 mikrogramdan 32,4 mikrograma çıktı.
Sıcak Kış Mevsimi ve Kimyasal Kırılma
Agashashok ile Wulik nehir havzalarındaki geçmiş kayıtlar, kimyasal yoğunlaşmanın 2019 ve 2020 yıllarında ani bir sıçrama yaptığını gösterdi. Wulik Nehri’nde toplam çinko oranının yüzde 770 düzeyinde arttığı bu dönemin, 2018-2019 kışındaki rekor sıcaklık ve yoğun kar yağışının ardından gerçekleştiği aktarıldı. Kalınlaşan kar tabakasının toprağı soğuktan koruyarak donma döngüsünü bozduğu ve derin erimeyi hızlandırdığı kaydedildi.
Ölçümler, 2021-2024 periyodunda Wulik Nehri’ndeki çinko ve sülfat değerlerinin yeniden düşüş kaydettiğini gösterdi. Araştırmacılar, akarsuyun tamponlama gücünün yükseldiği bu evreyi geçici bir toparlanma olarak nitelendirirken kesin mekanizmanın henüz tam olarak aydınlatılamadığını bildirdi.

