Türkiye’de 1993 yılında Sivas’ta yaşanan Madımak Katliamı ve son dönemde LeMan dergisine yönelik tartışmalar, dini hassasiyetler ve toplumsal kutuplaşmanın nasıl derinleştiğini gösteriyor. Sivas’ta Pir Sultan Abdal Şenliği sırasında çıkan olaylarda 33 kişi hayatını kaybetmişti ve sonrasında dini temelli şiddet meseleleri ülke gündeminde yeniden tartışılmaya başladı.
LeMan olayı ve tepkiler
Geçtiğimiz günlerde LeMan adlı mizah dergisine yönelik tepki büyüdü. 26 Haziran 2025 tarihinde yayımlanan karikatürün, Peygamber Muhammed ve Musa’yı aşağılayan unsurlar içerdiği iddia edildi. İstanbul’daki gösterilerde, bazı grupların dergiye saldırı girişimlerinde bulunduğu ve polis müdahalesinin yetersiz kaldığı belirtiliyor. Dergi çalışanlarından 4 kişi gözaltına alınıp tutuklandı. Şiddet ve provoke girişimleri, Türkiye’de dini hassasiyetlerin kırılgan yapısını bir kez daha gündeme taşıdı.

Analiz ve toplumsal dinamikler
Uzmanlar ve gazeteciler, olayları farklı açılardan ele alıyor. Ezgi Başaran gibi isimler, arka planda yer alan toplumsal ve siyasi dinamiklere dikkat çekiyor. Uzun süredir faaliyet gösteren ve 1990’ların karanlık günlerinde de şiddete karışmış olan IBDA-C gibi radikal grupların etkileri üzerinde duruluyor. Hükümetin tutumu ve göstericilere karşı uygulanan politikaların, iktidar-muhalefet arasındaki güç mücadelesinin bir yansıması olduğu savunuluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ilgili bakanların açıklamaları ise dini ve milli değerler üzerinden manipülasyon iddialarını güçlendiriyor.
Madımak Katliamı ile karşılaştırmalar
Madımak Katliamı ile LeMan olayları arasındaki paralellikler dikkat çekiyor. Her iki durumda da dini duyguları istismar eden grupların provokasyonları geniş kitlelerin öfkesini tetiklemiş ve trajik sonuçlar doğurmuştur. O dönemde devletin seyirci kalması, güvenlik güçlerinin müdahale yetersizliği toplumsal travmayı derinleştirmişti. Günümüzde de polis müdahalesinin yetersizliği veya göstericilerin güvenlik güçlerinden bağımsız hareket etmesi, olayların büyümesini tetikleyebiliyor.
Sonuçlar ve bugün
Madımak saldırısı, dini özgürlükler ve ifade özgürlüğünün sınırlarını tartışmaya açtı; toplumun farklı kesimlerinin tepkileri ve devletin tutumu bu konudaki kırılganlığı gösterdi. LeMan örneğinde görüldüğü gibi, dini duyguları kullanan provokasyonlar ve buna karşı alınan güvenlik önlemleri, toplumsal bölünmüşlüğü ve otoriter eğilimleri güçlendirebiliyor. Uzmanlar, Türkiye’nin demokratikleşme ve laiklik mücadelesinin kırılgan olduğunu vurguluyor ve geçmişten ders çıkarılması gerektiğini belirtiyor.




