Bursa’nın Nilüfer ilçesinde iki fabrika güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği trafik kazasına ilişkin davada, 1,09 promil alkollü olduğu belirlenen tutuklu sürücü Gülçin Yeni hakkında bilinçli taksirle ölüme neden olma suçundan 22,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Nilüfer ilçesi Çalı Mahallesi Ahıska Caddesi’nde 21 Ağustos’ta saat 02.30 sıralarında meydana gelen olayda, Gülçin Yeni idaresindeki 16 GY 114 plakalı cip, Alaaddinbey Caddesi istikametine dönüş yapan Yalçın Öz kontrolündeki 34 NVG 362 plakalı araca çarptı. Çarpışmanın şiddetiyle savrulan otomobildeki sürücü Öz ile yanındaki mesai arkadaşı Olgun Yıldız olay yerinde yaşamını yitirdi, cipte bulunan Yağmur Y. ve Yeni yaralandı.
Evli ve çocuk sahibi olan güvenlik görevlilerinin bağlı çalıştıkları şirketin diğer tesisini teftişe gittikleri öğrenildi. Otopsi işlemlerinin ardından defnedilen iki çalışanın ölümüne ilişkin Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde hazırlanan iddianame Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.
Sanık Sürücünün Savunması
Hastaneden taburcu edilmesinin ardından 11 Eylül’de tutuklanan Gülçin Yeni, ifadesinde olay anını ve sağlık durumunu şu sözlerle anlattı:
Geçirmiş olduğum trafik kazasında ben de ağır yaralandım. Yürüyemiyorum, kalçamda kırık var, kaburgalarımın 10 tanesi kırık, boynumda ve sol kolumda çatlak var. Akciğer sönmem var, yatış yapamadığım için sondalı yattım. Hastanede de kalkamadım. İyileşene kadar hayatımı zor idame edeceğim. Olay günü saat 02.40 sıralarında aracımla Çalı Yolu’nda seyrederken, trafik ışıklarına geldiğimde beyaz bir otomobil sola tali yola dönmek için önüme kırdı. Durmak için frene bastım ama duramadım. Sonra kendimi hastanede buldum. Karşı taraf için çok üzgünüm. Karşı taraf, kaza anında sola dönerken sinyal vermedi. Trafik ışıkları bana sarı yanıp sönüyordu. Kazadan 2 saat önce alkol almıştım. Etkisinin geçtiğini sanıyordum. Araç kullanırken bilinçliydim. Yaşanan kaza nedeniyle çok üzgünüm
Olay Yeri Görüntüleri ve Tepkiler
Dava dosyasına giren güvenlik kamerası ve cep telefonu kayıtlarında sanığın kazanın ardından sağlık görevlilerine kendi aracındaki maddi hasarı sorduğu ve cep telefonuyla ilgilendiği yer aldı. Hayatını kaybeden Olgun Yıldız’ın kardeşi Barış Yıldız tepkisini dile getirdi:
Beşevler Polis Karakoluna gittiğimizde oradaki komiser bize bir kazaya karıştıklarını ve kazada hayatlarını kaybettiklerini söyledi. Kendi ellerimle ben ağabeyimi gömdüm. Bu alkollü sürücü kadın sadece kendini değil, herkesi yaktı. Ortada 2 ölü var, arkasında bıraktığı çocuklar var, eşler var. Yani çok zor bir durum. Gerçekten alkollüyse, başkalarının canını alıyorsa, sadece bunun için söylemiyorum, genel olarak söylüyorum, herkes cezasını çeksin, en ağır cezasını çeksin
Yıldız ailesinin avukatı Özgür Coşkun ise teknik incelemelere ve olay anına ilişkin şu açıklamayı yaptı:
Kazanın olmasından yaklaşık 2 saat sonra alınan doktor raporunda, alkol raporunda sürücünün 1.09 promil alkollü olduğu, bu da kaza saatlerinde yaklaşık 1.5 promile dayanan bir alkol olduğu sabit hale gelmiştir. Yaptığımız kamera görüntüsü incelemelerinde ise sürücünün çok hızlı bir şekilde seyir halinde olduğunu da fark ettik. Akabinde vatandaşlar olay yerine toplanıp geldiklerinde tabii videolar çekmişler olayla alakalı. Çekilen videolarda şunu da tespit ettik; olayın olmasının hemen akabinde alkollü sürücü hiçbir şekilde hiçbir yaralıyla veya vefat eden kişilerle ilgilenmeksizin, 112’yi aramaksızın telefonuyla mesajlaştığını tespit ettik. Bir başka vatandaşın çekmiş olduğu görüntüde Acil Sağlık çalışanının alkollü sürücüye müdahalesi esnasında alkollü sürücünün sağlık çalışanına yaralıların ya da vefat eden kişilerin sağlık durumunu sormaktan ziyade arabasının durumunu sorması bizleri derinden etkilemiştir.
Ailelerin mağduriyetini aktaran Coşkun, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
Burada sadece bir trafik kazası yok. İki kişinin hayatı söz konusu değil. Bugün burada vefat eden kişilerin toplam 3 çocuğu vardı. Bu 3 çocuk 10, 11, 12 yaşlarında çocuklardı. Vefat eden kişilerden birinin çocuğu özel gereksinimli bir çocuktu. Bugün burada 2 eş, eşsiz kaldı. Bugün burada 3 tane çocuk babasız kaldı. Bizler istiyoruz ki bu tür trafik kazalarında alkolün olduğu, hızın olduğu trafik kazasında, 2 kişinin vefat ettiği ve 1 kişinin yaralandığı durumda bu sanıklar gereken en ağır cezaları adalet önünde alsınlar. Alsınlar ki bugün burada geride kalan eşler ve çocuklar, yarın öbür gün, ‘Bir kaza olarak değerlendirilmedi’ düşüncesine varsınlar, bir nebze olsun içleri soğusun. Alkolün olduğu, bu kadar hızın olduğu, kazanın hemen akabinde kendi işleriyle ilgilendiği, hiçbir yaralanma durumlarıyla ilgilenmediği, vefat durumlarıyla ilgilenmeyen bir sanığın gereken en ağır cezayı alması gerektiği kanaatindeyiz.
Sinyal iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirten Coşkun, son olarak şu ifadeleri kullandı:
Alkollü sürücünün çok sağlık problemi olmamasına rağmen emniyet güçlerine sağlık problemlerinin olduğu, yürüyemediğini, oturamadığını belirterek adliyeye sürekli olarak geç teslim olmak adı altında hareketlerde bulunduğunu dosya kapsamından tespit ettik. Kamera görüntülerinde sabit olduğu üzere alkollü sürücü çok hızlı bir şekilde hareket ediyor ve özellikle savunmalarında suçtan kurtulmaya yönelik olarak bizim müvekkilimizin bulunduğu aracın sinyalinin çalışmadığını dile getiriyor. Fakat kamera görüntülerinde bu durum net bir şekilde tespit edilmiştir. Müvekkilimizin içinde bulunduğu ve 2 vefat edenin içinde bulunduğu aracın sinyal verdiği sabittir. Bunu biz kamera görüntüleriyle de ortaya çıkardık. Yarın öbür gün alınacak bilirkişi raporlarıyla birlikte kendisinin hız tespiti de yapılacaktır. Bu hız tespitleriyle birlikte kusur durumlarının da çok ciddi seviyede artacağı kanaatindeyiz.

